-
Dil, gövde ve kök olmak üzere iki parçaya ayrılır. Gövdenin her tarafı, ağız boşluğunda serbest görülebilir. Dil kökünün serbest yüzü arkaya, boğaza (yutak) bakar ve gırtlak aynası ile muayenede görülebilir. Bu iki parça, tersine çevrilmiş V () harfi şeklindedir ve birbirinden bir olukla ayrılmıştır. -
Evrimin yüzlerce makaleyle desteklendiği iddiasının hiçbir delili yoktur. Bir türden bir başka türün ve dolayısıyla bütün canlıların silsile halinde birbirinden tesadüfen meydana geldiği görüşü, felsefî bir düşüncedir. Bilimsel bilgi değildir. Bilimsel bilgi, laboratuarda denenebilen ve tekrarlanabilen bir bilgidir. -
Evrimcilerin inandıkları şekliyle "türden türe geçme veya bir türden başka bir türe dönüşme" olarak ifade edilen bir hâdisenin tabiî seleksiyon ve mutasyonlar gibi akılsız, şuursuz kavramlarla izah edilemeyeceği çok açık delillerle ortaya konulmasına rağmen, evrimcilerin bu inançlarında neden direndiklerinin üzerinde durulması gerekir. -
Yağmurun yağması normal bir hadise gibi gözüküyor. Yani buharlaşıyor yoğunlaşıyor yukarı çıkan bulut soğuyor su olarak iniyor. Yani havanın farklı halleri cereyan ediyor.Hem neden hazine-i gayb olarak ifade ediliyor? Zaten mevcut olan havadan gelmiyormu? -
Bilim adamının görevi, canlılardaki organların ne işe yaradığını bulmaktır. Bir organ var, siz de onun görevini ortaya koyamıyor ve ne için var edilmiş olduğunu bilemiyorsanız, ileride onun ne işe yaradığını birileri ortaya koyacaktır. -
Bazı evrimciler, kafalarında kurguladıkları balina evrimi senaryosu için, fosil delillerinin çok başarılı çalışmalar neticesinde ortaya konulduğu ve meselenin birçok örnekle ispatlandığı iddiasındadır. Aslında gösterilen delillerin hiçbirisi inandırıcı değildir. Balinaların karada yaşayan memelilerden evrimleştiğini düşünen Darwinistler, bu iddialarını ispatlayacak eksik geçiş fosillerini 100 yıldan fazla zamandır aramalarına rağmen bulamamışlardır. -
Aristo ile Darwin, canlıların unsurlardan kendiliğinden meydana geldiği konusunda aynı mı düşünüyor?
Aristo’nun temel felsefelerinden birisi, nesnelerin mevcut formlarının hem geçmişini bilmek ve hem de gelecekte yöneleceği ereği tespit edebilmek amacına yöneliktir. Meselâ bir tohumun nasıl oluştuğunu ve gelecekte ulaşacağı formun ne olabileceğini açıklayabilmektir. Bu görüş, Aristo’nun biyoloji ve kozmoloji başta olmak üzere, bilimsel çalışmalarının dayandığı önemli bir temeldir. -
Karahindibalar üreme organını kullanmazlar.Allah(c.c) neden kulanmayacağı organları çiçeklere verir?
Karahindiba çiçeği, Topluçiçekgillerdendir. Latincesi Taraxacum officinale’dir. Bu çiçek, papatya ve ayçiçeği ile aynı familyadandır. Bunların çiçekleri tek çiçek değil, bir çiçek topluluğu şeklindedir ve o toplulukta her bir çiçeğin erkek ve dişi üreme organları vardır. Olgunlaşınca tohumlar teşekkül eder. Tıpkı ayçiçeğinin çiçek tablasında olduğu gibi. Karahindiba bitkisinin çiçeğinde olgunlaşan tohumlar, tüy şeklinde kanatlara sahiptir. -
Fizikte câri kanunları ortaya çıkaran büyük fizikçilere misâl olarak El-Kindî'den İbnü'l-Heysem'e, Bîrûnî'den Newton ve Einstein'a kadar birçok isim sayılabilir. Batılı birçok bilim insanı, kuantum fiziğiyle alâkalı harika hâdiselerin bir Yaratıcı'yı gösterdiği noktasına gelmiştir. Çünkü birçok fizikçi, yaptıkları deneylerin, dünyevî ölçülerle kavranamayan sırlı neticelerini tecrübe ettikçe, ateist eğilimlerini terk ederek, Allah'ın varlığı üzerine düşünmeye başlamışlardır. -
Kitabın ilk baskısı beklenilenin üzerinde tevecühe mazhar oldu. Okuyuculardan aldığım e-posta mesajları, seküler eğitimden geçen herkesin Thomas’ın dile getirdiği bazı soru ve şüphelere sahip olduğunu gösterdi. Bu baskinin arkasında bir kısmını bulacağınız okuyucu mektupları, Thomas’la yaptığımız arayışa birçok okuyucunun da katıldığının kanıtıdır.












