Cevap: 

Değerli Kardeşimiz

Bu konunun dışında olanlar, önlerine gelen her benzerlik veya faklılığa bir açıklama getirmek gibi bir mükellefiyetin içerisine girmemeleri gerekir. Çünkü, sahaları olmadığı için bazen karşılarına gelen bir konuyu açıklığa kavuşturamayabilirler. O zaman da, iman ve yaratılış konusunda tereddüde düşerler. Şeytanın da istediği budur. Buradan hareketle, önce yaratılışı, sonra da yaratıcıyı inkâr ettirir.

Burada temel bir kaideye dikkat çekmek istiyorum. Yaratılış hususunda mülk Allah’ındır. O, istediğini istediği şekilde yaratır. Allah insanı en mükemmel şekilde ve doğrudan insan olarak yaratmıştır. Diğer canlıların yaratılışında da, nasıl ve hangi kanunlarına göre yaratmışsa, o işin uzmanları ve o sahada çalışanlar bunu inceleyip görüşlerini ortaya koyabilirler. Bunda isabet edebilecekleri gibi, hatada yapabilirler. Hangi canlının nasıl yaratıldığını gerçek mamasıyla ancak Allah bilir. Biz şu kadarını anlayabiliriz ki, bu gün, ister hayvan, ister bitki ve isterse insan olsun hepside tek hücreden yaratılıyor. Onların ilk yaratılışlarının da böyle her birinin ayrı ayrı yaratılmış olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü yaratıcı birdir ve aynı yaratıcıdır.

Her bir canlının kendine has genetik özellikleri var ve genetik özellikler değişerek farklı bir canlı meydana getirme yapısında değil.

Bu tip meselelerle meşgul olanların, delil diye önlerine sürülen her şeyin mahiyetini anlamak ve ispat gibi bir çabanın içerisine girdikleri görülüyor. Allah’ın ilmi sonsuzdur. Dolayısıyla ilmin sonu olmadığına göre, bu ispat ve tartışmaların da sonu gelmeyecektir. Herkes konuyu kendi açısından açıklamaya çalışıyor.

Böyle evrim ve yaratılış konusuyla, sahası olmadığı halde lüzumsuz meşgul olanların akılları geveze, ruhları da sersemleşir. Şeytanın da istediği budur. Böyleleri şeytanın elinde oyuncak olurlar. Buraya iyi dikkat etmek, şeytanın vesvesesine kapı açacak şekilde sahamız olmayan şeylerle lüzumsuz meşgul olmamak gerekir.

Selam ve Dua ile..

Paylaşma linkleri